14 Şubat 2011 Pazartesi
9 Şubat 2011 Çarşamba
Pencereli şemsiyeler:))

Çok orjınal değil mi bu şemsiye? Herhalde herkes sahip olmak ister.Bunu görünce,kullandığımız şemsiyelerin ne kadar komforsuz olduğunu düşündüm.İnsan yagmur yağarken şemsiyeden dolayı etrafını göremiyor tabi haliyle yürürken hem zorlanıyor hemde ıslanabiliyoruz.
25togo Design bunların hepsini düşünüp cam bölmeli bir şemsiye icat etmiş.Çok kısa süre içinde yayılacagından eminim:))
8 Şubat 2011 Salı
Elbisenize uygun ayakkabı
Davete gideceksiniz ama elbisenizin rengine uyan bir ayakkabınız yok.
Hiç sorun değil, bakın ayakkabınız çok kısa sürede bambaşka bir havaya
bürünecektir.Lazım olan sadece elbisenize uyacak renkde bir kumaş.
Evde bulunabilecek saten veya dantel kumaşlara şekil vererek
(fiyonk veya çiçek şekli) ayakkabınıza yapıştırın.
Hiç sorun değil, bakın ayakkabınız çok kısa sürede bambaşka bir havaya
bürünecektir.Lazım olan sadece elbisenize uyacak renkde bir kumaş.
Evde bulunabilecek saten veya dantel kumaşlara şekil vererek
(fiyonk veya çiçek şekli) ayakkabınıza yapıştırın.
6 Şubat 2011 Pazar
Sen Benım
Hep aynı sessizlikle geliyor gece...
Hep aynı yalan dolan masalları dinliyorum yine...
Hep aynı yüzler, hep aynı sesler peşimde...
Anlatamıyorum, inandıramıyorum kendime...
Sen benim yarım kalan cümlelerimsin...
Hiç söyleyemediğim, söylemediğim o sözlerim...
Sen benim hiç ısınmayan ellerimsin...
Hiç unutamayan, unutmayan o kalbim...
Sen benim eksik kalan yerimsin...
Kapattığım pencereler, güneşlere çektiğim o perdelerim...
Sen benim hiç sevmediğim sessizliğimsin...
Kaybettiğim yolum, korktuğum karanlık, hiç tutamadığım o yeminlerim...
Sen benim terk ettiğim şehirlerimsin...
Düştüğüm çukur, uzanan ellerim, hiç tutunamadığım gidenlerim...
Sen benim kovulduğum cennetimsin!
Eğdiğim yüzüm, sövdüğüm aydınlığa hiç açamadığım gözlerim.
Hep aynı yalan dolan masalları dinliyorum yine...
Hep aynı yüzler, hep aynı sesler peşimde...
Anlatamıyorum, inandıramıyorum kendime...
Sen benim yarım kalan cümlelerimsin...
Hiç söyleyemediğim, söylemediğim o sözlerim...
Sen benim hiç ısınmayan ellerimsin...
Hiç unutamayan, unutmayan o kalbim...
Sen benim eksik kalan yerimsin...
Kapattığım pencereler, güneşlere çektiğim o perdelerim...
Sen benim hiç sevmediğim sessizliğimsin...
Kaybettiğim yolum, korktuğum karanlık, hiç tutamadığım o yeminlerim...
Sen benim terk ettiğim şehirlerimsin...
Düştüğüm çukur, uzanan ellerim, hiç tutunamadığım gidenlerim...
Sen benim kovulduğum cennetimsin!
Eğdiğim yüzüm, sövdüğüm aydınlığa hiç açamadığım gözlerim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)